E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.
Türk bilim dünyasının ve tarihçiliğinin kutup yıldızı Prof. Dr. İlber Ortaylı, diyabet ve böbrek yetmezliği nedeniyle verdiği 6 günlük yoğun bakım mücadelesini maalesef kaybetti. 13 Mart’ta aramızdan ayrılan usta tarihçinin kaybı, sadece akademik dünyada değil, tüm toplumda derin bir boşluk yarattı. Cenaze töreninin Pazartesi günü İstanbul’da yapılacağı açıklanırken, İlber Hoca'nın yaşamı boyunca dile getirdiği o özel vasiyeti gündemin ilk sırasına yerleşti.
EBEDİ İSTİRAHATGAH İÇİN GELİBOLU'YU SEÇMİŞTİ
Şehrin keşmekeşinden ve kalabalıktan her zaman uzak durmayı tercih eden Ortaylı, verdiği bir röportajda mezar yeriyle ilgili çarpıcı bir istekte bulunmuştu. "Kalabalık sevmiyorum" diyerek İstanbul yerine tarih kokan Çanakkale topraklarını işaret eden Hoca, "Herhalde Gelibolu olur. Burada istemiyorum" sözleriyle vasiyetini dile getirmişti.
Sadece geçmişi anlatan bir akademisyen değil, geleceği inşa eden gençlere bir rehber olan Ortaylı, özellikle 2020 yılındaki meşhur mülakatında gençliğe "zaman" uyarısında bulunmuştu. Yaşamını bir eğitim serüveni olarak gören usta isim, sağlam bir temelin ancak genç yaşlarda atılabileceğini her fırsatta vurguluyordu.
Hayata küsmeyi ve karamsarlığı "nankörlük" olarak tanımlayan İlber Ortaylı, yaşamın eşsiz bir piyango olduğunu hatırlatmıştı. Ardında paha biçilemez bir kütüphane ve milyonlarca bilinçli okur bırakan Ortaylı'nın, her anın tadını çıkarma ve öğrenme azmiyle dolu nasihatleri, bizlere bıraktığı en büyük miras oldu.
Zamanın kıymetini bilmek, bir gencin en büyük sermayesidir. Genç zihinlerin öğrenme hızı ve enerjisi taklit edilemez bir güçtür. Ben yerimden kalkana kadar, enerjisi olan bir genç dünyaları fethedebilir; hem sosyalleşebilir hem de kendini geliştirebilir. Eğer bu niyet yoksa, vakit boşa geçerse o devir bir daha geri gelmez. Unutmayın ki, gençlikte hafızaya kazınan bilgi kalıcıdır, sonrası uçucudur. Temelinizi erken yaşta, sağlam taşlarla kurun. Hayat karşısında boyun eğmek ya da ümitsizliğe düşmek, size bu şansı veren doğaya karşı bir ayıptır. Dünyaya gelmek, matematiksel olarak imkansıza yakın bir ihtimaldir; bir nevi evrensel piyangodur. Bu dünyaya bir kez geldiniz, öyleyse her anın kıymetini bilin ve yaşamın tadına varın. Bu yolculuk nasılsa bir gün noktalanacak, önemli olan o vakte kadar ne biriktirdiğinizdir.
1947 yılında mülteci bir ailenin çocuğu olarak Avusturya’da doğan İlber Ortaylı, eğitim hayatına Ankara’da başladı. Ankara Üniversitesi’nde hem Siyasal Bilgiler hem de Tarih bölümlerini tamamlayarak nadir bir başarıya imza attı. Viyana ve Chicago Üniversitelerinde (Prof. Halil İnalcık ile birlikte) akademik yetkinliğini pekiştirdi. 1989 yılında profesör olan Ortaylı, kariyeri boyunca Oxford’dan Moskova’ya kadar dünyanın en prestijli üniversitelerinde dersler vererek Türk tarihçiliğini uluslararası arenada temsil etti.
Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü olarak da görev yapan usta isim, 15’ten fazla dil bilmesiyle "yaşayan kütüphane" olarak anılıyordu. Osmanlı ve Rus tarihi üzerine yaptığı çalışmalar, onu dünya çapında bir otorite haline getirmişti.
İlber Ortaylı’nın kaleminden çıkan ve her kütüphanede bulunması gereken başlıca eserler:
• İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı (1983)
• Osmanlı'yı Yeniden Keşfetmek (Seri - 2006)
• Tarihin Sınırlarına Yolculuk (2001)
• Gazi Mustafa Kemal Atatürk (2018)
• Bir Ömür Nasıl Yaşanır? (2019)
• Türklerin Tarihi (Seri - 2015-2022)
• İnsan Geleceğini Nasıl Kurar? (2022)
• Fatih Sultan Mehmed: Doğunun ve Batının Efendisi (2025)
• Cumhuriyet'e Giden Yol (2025)